22 Temmuz 2013 Pazartesi

Arrow


     



     Şiddetli bir gemi kazasından sonra, milyarder playboy Oliver Queen kaybolmuştur ve Pasifik’te ücra bir adada yaşadığı keşfedilinceye kadar, beş yıl boyunca ölü olduğu sanılmıştır. O sırada Oliver ada’da kendini eğitmiş bir çok sınavdan geçmiş ve hayat mücadelesi vermek zorunda kalmıştır. Evi Starling City’ye döndüğünde onu, üzerine titreyen annesi Moira, çok-sevgili kız kardeşi Thea ve en iyi arkadaşı Tommy karşılar, fakat onlar Oliver’ın adada çektiği sıkıntıların onu değiştirdiğini hissederler. Oliver tekrar ailesi ile bir araya geldiğinde henüz bilmediği bir çok sırrın olduğunu keşfeder. Arrow kimliğine büründüğünde zengin olmak için pis işlere karışan iş adamlarını öldürmek için savaşmaktadır.






İzelenebilir bi dizi ama çokda bağımlılık yapmıyor bana göre 10 üzerinden 6 ideal..izlenecek bi şey kalmadıysa izlenebilir cinsten.

21 Temmuz 2013 Pazar

The Big Bang Theory










        IQ’su yüksek, EQ’su pek parlak olmayan iki dahinin karşı dairesine taşınan ‘sarışın bir afet’le başından geçenleri anlatan ‘The Big Bang Theory’  aynı zamanda yahudi ve hintli arkadaşlarının aralarından geçen komik diyaloglar...






Bence izlenmesi gereken komedi diziler arasında birinci sırayı alır.Tüm sezonlarını izleyen biri olarak On üzerinden 8,5 verilebilir.

My Name Is Earl






  Hayatında kimseye yararı dokunmamış Earl, bir gün kazı-kazan kartından 100.000 dolar kazanır. Ancak ödülü kazandıktan hemen sonra, daha parayı alamadan trafik kazası geçirmesi ve bu sırada da kazı-kazan kartını kaybetmesi yaşamını Karma (Türk versiyonu Ne ekersen onu biçersin.olan, Hinduizm,Budizm...gibi dinlerde kabul gören bir felsefedir.) felsefesine göre düzenlemesine neden olur.




Bu diziyi neden bitirdiler anlamadım 4 Sezonda iyi götürüyordu.Edindiğim İzlenim on üzerinden 8 hakediyor.




Modern Family




Değişik anlatım tarzı ve uçuk kaçık karakterleriyle benzerlerinden anında sıyrılan, izlediğiniz ilk 2-3 bölümle şakkadanak bağımlısı olacağınız Modern Family’i kesinlikle tavsiye ediyorum. Yapılan espriler, birbirlerini süper tamamlayan aile bireyleri, repliklerdeki incelikler ve göndermeler, aynı esprinin farklı bölümlerde kullanılmasında bile güldürmesiyle Modern Family son 1 aydır izlediğim ve her bölümünde gülmekten yerlere yattığım bir dizi. Bölüm başına olan 20 dakikalık süresi de hem sizi sıkmıyor üstüne keşke bitmeseydi diyorsunuz. Sözün özü, komedi arıyorsanız ilk fırsatta izleyin.









 

How I Met Your Mother







Carter Bays ve Craig Thomas'ın yarattıkları "How I Met Your Mother" konu olarak, romantik başrol Theodore -Ted- Mosby'nin (Bob Saget) hayatının aşkı -eşiyle- tanışma hikayesini flashbacklerle anlatan bir sit-com. 2030 yılında evli, iki çocuk babası Ted çocuklarını karşısına alıyor (David Henrie, Lyndsy Fonseca) ve hikayesini anlatmaya başlıyor.

2005'te 27 yaşındaki mimar Ted (Josh Radnor), arkadaş grubuyla kendisine küçük bir dünya yaratmış bir genç. Arkadaş grubu; en iyi arkadaşı, hukuk öğrencisi Marshall (Jason Segel), Marshall'ın dokuz yıldır birlikte olduğu anaokulu öğretmeni Lily (Alyson Hannigan) ve absürt bir kişiliğe sahip olan takım elbisesiz nefes almayan, hiperseksüel Barney Stinson (Neil Patrick Harris).

Günler akıp giderken, Marshall, tek aşkı Lily'e evlenme teklifi etmeye hazırlanıyor. Kahramanımız Ted bu noktada hayatını gözden geçirmeye karar veriyor. Romantik Ted bekâr kalmaktan hiç haz etmeyen biri olduğu için, gerçek aşkını aramaya koyuluyor. Derken Manhattan'daki Marshall, Lilly ve Ted'in birlikte yaşadığı evlerinin altındaki McLaren's Pub'da Robin Scherbatsky (Cobie Smulders) ile karşılaşıyor ve ilk bakışta evleneceği kadını bulduğunu düşünüyor. Acaba öyle mi?






Kesinlikle izlenmesi gereken komik eğlenceli ve bitmesini istemiyeceğiniz türden bi dizi.

Hause M.D






Dr. Gregory House ve ekibi, doktorların çözemedikleri rahatsızlıkları teşhis etmek ve çok gizemli, kritik vakaları aydınlatmak konusunda uzmandır... Ekibin toplum kurallarına uymayan, antisosyal lideri Dr. House, azmi ve hafiyelik becerileriyle adeta Sherlock Holmes'ü andırır. Bu seçilmiş ekip; yasal ya da değil, teşhisini koyup hastaların hayatlarını kurtarmak için ne gerekirse yapar. Fakat tüm bu dramatik vakaların yanında komik yanlarını kaybetmeyen uzmanlarımız, kendilerini ve de hastalarını eğlendirmeyi ihmal etmez.






                                    


Bağımlılık yaratan dizi aynı zamanda her bölümü sinema keyfinde izliyebileceğiniz türden

Breaking Bad





     Bir Zamanlar Bir Kimya Öğretmeni Zincirleme Bir Tepki Başlattı!

Sıradan bir kimya öğretmeni olan Walter White'ın öleceğini öğrenince uyuşturucu üreticiliğine kadar uzanan özgürleşme deneyimi, çarpıcı bir kara mizaha dönüşüyor.

Doktor, hasta olduğunuzu ve yaşamak için iki seneniz kaldığını söyledi... Ne yapardınız? Dünyayı gezmek, sevdiklerinizle vakit geçirmek, asla cesaret edemediğiniz bir şeyi denemek... Tüm bunlar sizin için bir seçenek olabilir. Ancak Walter White için durum biraz farklı. The X-Files'ın yapımcısı Vince Gillian'ın imzasını taşıyan Breaking Bad, ölümle yüzleşen sıradan bir adamın sıradışı hikayesini anlatıyor.

Walter, eşi ve engelli oğlu Jr. ile New Mexico'da tüm hayatını kurallara göre yaşayan kendi halinde bir kimya öğretmeniyken, ölümcül safhada akciğer kanseri olduğunu öğrenir. Yaşamak için iki senesi kalmıştır. Bu haberle sarsılan White, hayatının denklemini değiştirir. Tüm günlük endişelerden ve toplumun dayattığı sınırlamalardan sıyrılarak yeni bir adama dönüşür... Kimya bilgilerini farklı bir neden için, uyuşturucu üretip satmak için kullanan bir adam. Amacı ölümünden sonra ailesinin geçinebilmesini sağlayacak parayı kazanmaktır. Ancak işler kontrolden çıkar.









Ağır abi takılanların dizisi...